27.12.2010

Gurbette ki sen gonuller

Cocukluguma dair hatirladigim arkadasliklarim yoktur. Genc kizlik doneminde ise yatili okulda okuyup, arada sanal ortamda yazistigim. Istanbul'a ziyaretlerimde elimden geldigince gonullerini yokladigim dostlarim vardir. Cogunuza gore tuhaftir belki, ama ben en iyi dostlarimi 20 li yaslarimda tanidim.

Hollanda'da bir Turk olarak yasamak zordur. Yada soyle diyeyim Turk gibi yasamak zordur. Iki kultur arasinda slklsip kalmis insanlariz aslinda. Sonradan gelen nesiller, bilhassa burda doganlar bunda daha cok zorlaniyor. Oyle ki, evde Turkce konusulmayan, Turkluge, Islamiyete ait degerlerin yerini Hollanda, ve diger birlikte yasadigimiz kulturlerin aldigi. Kilik kiyafetimizden tutun, yedigimiz, ictiklerimizin, ahlakimizin, geleneklerimizin, buyuklerimize, atalarimiza olan sayginin ve bir cok baska unsurun zamanla 'kullanim disi' hale geldigi bi ortamda yasiyoruz. Aileniz yada arkadas ortaminiz bu yozlasmadaki en buyuk etken.

Benim ailem kendi degerlerimizden uzaklasir endisesi ile gozunden sakindiklerini yavrularini bu yuzden Turkiye'de hic gormedikleri, ama cok guvendikleri insanlara emanet ettiler. Yeter ki diger kulturlerin etkisinde kalip, ozumden uzaklasmayim di tek dertleri.

Butun bu anlattiklarimdan Turkiye'de okumamis olmayanlarin yabancilasip, degerlerine sahip cikmadigi dusuncesi algilanmasin. Aman ha! Hani bu 20'li yaslarda gercek dostlarimla tanistim dedim ya, onlardan cok azi Turkiye'de yasayip okuma firsatini bulmuslar. Hepsi Hollanda ilk, lise ve yuksek okullarinda okumus, Turk insanlarin kurmus ve yonetmis olduklari kuran kurslari, egitim ve genclik vakiflari, gonullu insanlarin cocuk, genc, ve ailelere yonelik duzenlemis olduklari, kimi zaman egitici, kimi zaman eglenceli etkinliklerinden faydalanmis, kendi degerlerini yitirmeme konusunda emek sarfetmislerdir.

Suan cogumuz evlendik, coluk cocuga karistik ayri mevzu, ancak o 20'li yaslarda hepimiz bekar, dinamik, topluma faydali olma arzusu guden egitim gonulluleriydik. Haftasonlarimizin tamamini bizden beklentileri olan Turk ailelerin'in cocuklarinin bulundugu bi egitim merkezinde gorevliydik. Kimimiz okul derslerinde yardimci olurdu, kimimiz ilkokulu bitirme sinavina hazirlardi. Bi digerimiz sosyal ve kulturel etkinliklere cocuklarimizi hazirlarken, bi digerimizde din ve ahlak konusunda egitim veriyordu. Iste bu guzel gonullu ordusunun geriye hem dunya hem ahiretimde varliklarini her daim arzuladigim insanlar kaldi etrafimda.

Zamanla olusan evliliklerimiz, ve cocuklarimizla bu dostluklarimiz cogaldi, iyi ve bilhassa kotu gunlerde varliklarindan emin oldugumuz degerli canlarla zenginlesti sefkatten, merhametten eksik gonullerimiz. Bizim dostluklarimizda kadin erkek ayrimi gudulmez. Herkes esittir. Beylerimiz de hanimlarimiz da birbirlerinden hatir gonul sormayi, edep ve adamizi esirgemeyiz. Muhabbetlerimzde ki en belirgin unsur samimiyettir. Cansiz hatiralar olan fotograflardan anlayamazsiniz dostlugumuzun guzelligini. Bizlerle ayni ortamda olmayip, sohbetimize kulak misafiri olmadikca bilemezseniz dostlugumuzun guzelligini. Oyle ki kendi ailem bile zamanla sitem eder dostlarimzla beraber gecirdigimiz guzel vakitler icin. Elbetteki insanin en degerlisi ailesidir, amenna, ancak inanin dostlarimiz kiymeti  ailemizinkin'den farksiz bizler icin.

Egitim merkezi zamaninda da, sonrasinda da uzerime vazife bildim dagildigimzda toparlamayi, ise guce daldigimiz vakitlerde mola vermememiz gerektigini hatirlatmayi. Gecenlerde yine aynisini yaptim, ve bu vesile ile 3 ailemiz eksik olmak uzre, hep beraber guzel bir gun gecirdik. Sabahin erken saatlerinde coluk cocuk bowling salonunda bulduk kendimizi.  Cocuklarimizla ilk defa bowling yapiyorduk. Bowling bahaneydi onlar icin, eglendiklerine tanik olmak muhtesemdi bizler icin. Bol kahkahali sohbetlerimizin esliginde ordan ayrildik. Bowlingde yanimizda olmayip, sonrasinda yemegimizde bize eslik eden 4 arkadas disinda tam kadro bir de resim cekindik.
En kiymetlilerim'le
Sonrasinda esimin de bir parcasi oldugu Meram ailesinin bir restaurantinda, tabu oyunu ile baslayip, cayimizla senlenen, yemeklerimizle doruga ulasip, cay ve tatlilarimizla yeniden dinlenmeye gecen muhbbetimizin nesesi sarmisti masalarimizi.

Benim migdeye inen, Konya usulu etli ekmek

Yorgun gecen gunun ardindan kiymetli abimin maili geldi, gecen guzel gunumuze dair. Mailinden bir iki alinti paylasmak ve yazimi burda nokatalamak istiyorum. Muhabbetle kalin...

"Omur cok hizli gecmekte. Daha buyuklerimiz bizleri  ufacik, tefecik hatirlarken, bizler artik kucuklerimize buyuk olduk. Tektik, cift, cifttik, cok olduk. Hayirli olan sekliyle Rabbim coklarimizi dahada cok eylesin. Dunyanin dengesi egriye dogru meyletmekte. Sevgili anne ve babalar ve adaylari, sorumluluklariniz agir. Yetistireceginiz evlatlar bir fidan gibi narindirler. Onlari guzelce sulayin, zamani geldiginde budayin, asilayin ki buyudukleri zaman, tatli, olgun meyveler verebilsinler. Ilk egitim ailede, sonra okulda ve sokakta. Aile zirhi iyi orerse, okul saglamlastirir, sokak zarar veremez Rabbimin izniyle. Sonrasinda egri olan, dogru olanin cabasiyla dogrulur.

Bir dusunun ki yasadigimiz toplumda Rabbimin lanet ettigi hallere hosgoru bekleniyor, o halde olanlara ozel iltimas geciliyor, koruma veriliyor. Gizli olmasi gerekenler, asikar sergileniyor. Edep, haya utanilir, edepsizlik ise ovunc olarak anlatiliyor. Bizlerin gucu, azmi, inanci kafi gelmedi bunlari asmaya. Mecburen en son care olan kalp ile bugzetmek durumundayiz.

Insallah yetisen evlatlarimiz bilincli, inancli, bilgili, Allah(c.c.)'a kul, topluma lider olmaya namzetler. Ezik, cahil, hakir olan halimizi yeniden hakettigi, dogru olan konuma getirecek ilerinin buyukleri, ornek insanlar. Hepsinin uzerimizde hakki var, onlari bu haklarindan mahrum etmemek icin gayretli olmamiz gerekir.

Hayatta inanan insanin birazda azim ile basaramayacagi yoktur. Tarihte ornekleri coktur. Rabbim basariyi muslumana verririm demiyor, calisana, azmedene, cabalayana diyor. Yoksa onca zalim hukumdarin tahti aninda basina yikilir, zulmedenler helaka ugrardi hemen. 

Bugunlerde sIkca karsilastigim yazi dizeleri sunlar: Islam inancini yikmak icin kullanilan yollar: Inananlari inandiklarindan uzaklastirmak. Bunun en kolay yolu gayri mesruyu mesrulastirmak, helali haram, harami helal kilmak. Yani kendi kitaplarinda yaptiklarini bizdede uygulamak. Neyse ki Rabbim Kuran-i Kerimi Kendi korumasinda tutmakta ve biz insanlara birakmamis. Oyle bir korkumuz yok. Buna ragmen biz kitaba kusmusuz, kitapta hakli olarak bizden sikayetci.

Cocuklarimiz dedik laf nerelere vardi.. Cok fazla uzatmayayim, kimseyide sIkmayayim.... Hakkinizi helal edin."

26.12.2010

...ve yogurt

Sabah uyanir uyanmaz heyecan ile nerdeyse 24 saattir mayalanan yogurdumun battaniye, ve sofra bezlerini kaldirdim. Buyuk bir merakla kas kati kesilmis oldugunu dusundugum yogurduma baktim. Sonuc sekilde goruldugu gibi olmus;

Kendi yapmis oldugum yogurt
 Acikcasi kas kati degildi. Hollanda yogurdu kivamindan (pudding kivami) az daha koyu kivamdaydi. Bu durumda ben degeri azdan biraz daha fazla bilinecek gelin kivaminda olmaliyim (!)

Cumlenize iyi Pazarlar. Bugun dunyanin en harika insanlari ile harika bir gun gecirecegiz insallah. Esen kalin..

25.12.2010

Yogurt yapmasini bilen gelin miyiz?

"Su zamanda yogurt yapmasini bilen kiz aldin, degeri bil bak", diyordu gecenlerde kayinvalidem kizkardesi'nin esine. Soyle bi dusundum "Ssst Ayse? Sen yogurt yapmasini biliyor musun?", hayirdi cevabim.

Degeri bilinmeyecek es konumuna duserim endisesi ile (!) bugun http://www.uzmantv.com/ isimli siteden bu isin puf noktalarini ogrendim, ve ise koyuldum. Sutumu kaynattim, sogumasini bekliyorum, yogurt tamam hale gelince paylasirim isin ayrintisini.

sute maya calarken
Yuzyillardir surup gelen bir mevzudur gelin-kaynana iliskileri. Bizde bir laf vardir 'Gelin kaynana topragindandir'diye. Bazen saka maka kayinvalideme benzedigimi dusunmuyorum degil. Esimle bundan nerdeyse 9 yil once tanistim. Amcamin kizi var cok sevdigim. Onun esi ile kayinvalidem teyze cocuklari. Ben Egitim fakultesinde okuyordum o ara. Ablam annemi aramis bi gun."Yenge bizim Mustafa'nin bir yigeni var, Ayse ile tanissalar ya?!" demis. Annem nasil oldu bilmiyorum ama, izin vermis. Ertesi aksam ablamlara gittim. Ben tabi hic birseyden habersiz onlari ziyarete gelmistim. Degerli es adayimiz Hasan bey henuz ortada yoktu. Enistem mevzuyu evlilikten acti. "Cikar bunun kokusu" diye dinlemeye devam ediyordum ki, agzindaki baklayi cikardi. Hasan diye Turkiye'den gelen degerli bir yigeni oldugundan bahsetti. Benimle tanismak istedigini ifade etti. 'Neden ben?' diye sordugumda enisteme, benim icin hayirli bir kimset oldugunu, ona bir firsat vermem gerektigini dusundugunu soyledi. Istersem onuda davet edebilecegini ifade etti. Soguk kanliligima guvenerek "peki" dedim.

Zil caldi, ve iceriye siyah beyaz kareli gomlek, ve siyah pantalonu ile, bakimli, hos bir bey girdi. Elimde salata tabaklari vardi sofraya goturdugum. Ayak ustu "hosgeldin"dedim, ve masadaki yerimizi aldik. Yemekte goz ucuyla zaman zaman baktim, heyecanli oldugumu fark ediyordum. Hasan bey'den kaynaklanmiyordu bu durum. Olayin heyecani vardi. Hic tanimadigin, evlenme arzusu ile benle tanismak isteyen bir beyle ayni masadaydim. Yemekler yenip, koltuklara gecmistik.

Hava ve suyun alisagelmis bahsinden sonra mevzuyu ben actim. Enistem birden bana bakarak kahkaha attiysada "bu ne hiz" dusuncesi ile, istifimi bozmadim hic. Neler yaptigini, nelerden hoslandigini, hayattan ne gibi beklentileri oldugu sorularina aldigim cevaplar hayal kirikligiydi. "Sigara'dan hic hoslanmam" diye bir dusuncemi paylasmistim ki, ne olsa begenirsiniz, Hasan bey "oyle mi? Bende cok severim" dedi, ve sigarasini yakti. O ana kadar goz rengini fark etmemistim. O an gayri ihtiyari "Gozleriniz renkli, oyle mi? " sorsuna enistem ve ablamin kahkahalari cevap verdi. Hoslandigimi dusunmuslerdi, ama bilakis. Eve geldigimde annemde "Bu isi unut, hic tarzim biri degil" demistim buyuk konusarak, sonrasinda buyuk bi askla baglanabilecegim ihtimalini gozardi ederek...

Bir ay sonraki ikinci bulusmada oldu her ne olduysa, ve Haziran 2002'de onun bana yapmis oldugu evlilik teklifini kabul ettim. Ancak ertesi sene Agustos ayinda nisanimizi yapabilmistik. Dugunumuz ise 12 Agustos 2005'te oldu. Kayinvalidemler beni nisanlandiktan sonra ilk kez gordu. Ben onlari onlarda beni sevmisti. Bazen Hollanda'da yasamis olmanin, ve 7 yil anne ve babamdan ayri okumus olmanin verdigi dikkafalilik, ozguven, ve aciksozluluk beni hatali davranislarda bulunmama sebep olduysa da, bir sekilde herdaim gonullerini aldigim dusuncesindeyim.

Bir anne ve baba, dunya tatlisi iki gorumcem, bir kayinim, eltim ve iki yigenim daha oldu esimin hayatima girmesiyle. Rabbim onlari korusun, muhabbetlerini eksik etmesin!

Yemek bahane

Turkiye'de de oyledir buyuk ihtimal, sahit olmadigim icin bilemiyorum. Bayram oncesi alisverislerde sanirsiniz ki adamin biri tezgahin arkasindan "Gel vatandas, batan geminin mallari bunlar!" diye bagrip, yok parasina mallarini satiyor. Hos,hala semt pazarlarimizda bu sekilde bagiran esnaf var mi bilemiyorum. Iste bugun iki gunluk Noel bayrami oncesi alisveris mekanlarin yerleri aynen bu sekildeydi.

Hollanda tarihinin en soguk ikinci kisini yasamakta suan. Ve bizler malesef buna tanik oluyoruz. Sogugu severim, ama inanin bana insanin iliklerini donduran bir soguk hakim, sicak yuvalarimizin disinda. Bu soguga dahi aldiris etmeden alisveris sepetimi doldurdum ve Peygamberimizin evini andiran bos buzdolap ve tezgahlarimi doldurdup Firavunun evine benzettim evimi. Niye mi boyle dedim? Buyrun o halde;

Efendimiz Hazretleri (s.a.v) sabahları Âişe validemize "Kahvaltılık bir şey var mı?" diye sorunca bazen "yok cevabını alır, "Öyle ise ben de bugün oruca niyet ediyorum."dediği çok olurmuş.
Bir sabah Hazret-i Mevlana da hanımı Kerrâ hatuna "Kahvaltılık var mı?" diye sorduğunda "yok" cevabı alınca sevinerek söylenmiş: ? Elhamdülillah bugün evimiz Peygamber evine  benzemiştir!
Bir başka gün de bütün yemek çeşitlerinin bol miktarda mevcut olduğunu öğrenince bu defa da:
"Eyvah bugün evimiz firavun evine benzemiş!" diye söylenmiş.

Ne kadar aciz be yaf?! Doyumsuz, doymak bilmeyen ac insanlariz! En yakin arkadasimizin davetinde dahi en az 2-3 cesit ikram hazirlamaya kendimizi mecbur kiliyoruz. Elbetteki ikram, misafirperverlik onemli degerler, ancak isin ihtiyac sahipleri ile paylasim ve israfa kactigimiz vakit bunun hesaba cekilecegi gercegini hatirlamaliyiz.

Bu gunumu 3 degerli bacimla bitirdim.  Canim dostlarim Sukriyem, Tugbam ve Kiymetim ile beraberdim. Kiymete ayrica tesekkur ediyorum, cunki onun blogu benim blogcu olmama sebep oldu.Takip etmek isteyenler buyursun http://kiymetligunler.blogspot.com/
Hep beraber bol sohbetli, kahkahali, arada zulfiyare dokunan paylasimlarimizin esliginde lezzetli yemeklerimizi yedik. Buyrun ispati;          
                                                                                     

Yarin yine guzel paylasimlar olur insallah da, Pazar gunu esasen paylasacaklarim daha fazla. Merak edenler Pazartesi http://qirkayak.blogspot.com/ 'u takip etsin.
 Muhabbetle kalin!

24.12.2010

Iyi saatte olsunlar :)

Saat gecenin 01.00'i ve sanirim bana iyi saatte olsunlar geldi:)
Normal bir insan evladi su kis gununde sicacik yatagina girmis, ruyalar alemine dalmis olmali. Ama ben ne yaptim, kiymali pogaca...

Esim tip 2 seker hastaligina sahip, ve akla mantiga gelmeyecek saatlerde karni acikir bu sebepten oturu. Oyle meyve ile felan da gecistirrmez. Aksam yemeginden kalma yemeklerde arzu etmez. Illaki tosttur, ekmek arasidir birseyler arzular. Ne kadar hastaligina aykiri ise de, en azindan ne gelecekse benden gelsin mantigi ile, bari birsey olacaksa benim pogacalardan olsun dedim, ve yapiverdim iki dakikada pogacayi :)

Tabi bu saatte halk arasinda 'yat geber' tabirinden yenilen bu pogacalar vucudumuzun belli yerlerine direk kilo olarak transfere hazir. E madem bu saatte yaptik, tarif ve resimlerimizi paylasalim illaki. Afiyet olsun!

Hamur malzemeleri
-1 paket yas maya
-5 tatli kasigi seker
-1 tatli kasigi tuz
-1 su bardagi sivi yag
-1.5 su bardagi ilik su yada sut
-ortalama 1 kg un

 ic malzeme:
250 gr kiyma
2 kucuk sogan
kirmizi biber
cok az salca
tuz

Once maya, sut seker ve yagi koydum, uzerine unu eleyerek doktum ve ardindan tuzu ekledim. Hamurun yumsak kivama gelmesi gerekiyor. Gerekirse su yada un eklenilebilir. Uzerini bezle ortup sicak bir yerde 1,5 saat beklettim.

Kiymayi az yagda kavurup sogani ekledim. Suyu cekene kadar kavurup az salca ve baharatlari ekledim. Maydonoz yoktu bende, ama siz bence ekleyin, daha lezzetli olur.

Hic oklava kullanmadan, elime kucuk bezeler aldim, ortasini cukur yapip malzemeden koyup, kapatip tekrar yuvarladim. 20 adet cikacak sekilde tepsiye dizim. Yumurta sarisi ve corekotunu ekledim. 10 dk daha mayalandirip 185 C de ustleri kizarana kadar pisirdim.
Kiymali pogacalar firinda

Kiymali pogacalar migdeye inmeye hazir:)

23.12.2010

Krema ve cevizli ayva tatlisi

 3 ayvanin kabuklarini soydum, cekirdek yatagini cikardim ve 3 bardak seker, 1 paket vanilya sekeri, ayva'nin cekirdekleri,  bi tutam nar cicegi ve 2 bardak suyla kaynamaya koydum. Basincli tencerede ayvalar yumsayana kadar pisirdim. Bilinen ayva tatlisina gida boyasi koyarlar, ben istemedim. Nar cicegi tam kirmizi yapmadiysada pembemsi bir renge donusturdu. Uzerine pasta kremasi ve ceviz koydum. Mayhos ama cok lezzetliydi. Kayinvalidemle beraber yemistik ilk yaptigim gun, ve o da cok begendigini soylemisti.

Krema ve cevizli ayva tatlisi


Somon, brokoli, pirasa ve ispanakli makarana

Kosusturmali gunun neticesinde eve geldigimzde acikmistik haliyle. Buzdolabini ve dipvrizi ayni anda actim. Alisveris zamani gelmis geciyordu bile. Buldugum bir porsiyonluk dondurulmus somon filetosu, cegrek pirasa, 1 avuc ispanak ve 5 dal brokoli ile muhtesem bir ziyafet cikardik ortaya. Nasil mi? Anlatayim;

1 tencereye cok az kelebekle fiyonk makarna koydum haslanmak uzre. Ote tarafta cok az sivi yagda henuz buzu cozulmemis olan somonu uzun uzun dogradim ve kavurdum, uzerine sirasiyla pirasa, iki kasik domates puresi, brokoli, ispanak, cok az kuru feslegen, tuz ve kirmizibiber baharatlarini ekledim. Makarna'nin haslama suyundan bir kepce koyarak kisik ateste biraktim. Makarna hasladiktan sonra diger malzemelere karistirdim ve muhtesem bir ziyafet bizi bekledi. Kolay kolay sebze tuketmeyen kisiler icin beyaz, yada pembe etli baliklarla yapilmis makarna inanin kabus olmaktan cikiyor.
Somon, brokoli, pirasa ve ispanakli makarana